İmam Mâtürîdî’nin öncülüğünde teşekkül eden Mâtürîdîlik, Ehl-i Sünnet kelâmının tabiî bir gelişim sürecinin ürünüdür. Mu‘tezile’ye karşı bir tepki hareketi olarak ve kısmen onun içerisinden doğan Eş‘arîliğin aksine, Mâtürîdîlik esasen ameli bir mezhep olan Hanefiliğin, zamanla sistematik bir itikadî ekol hüviyeti kazanması neticesinde ortaya çıkmıştır. Bu dönüşümde belirleyici rol, İmam Mâtürîdî’ye aittir. Zira o, Ebû Hanîfe’nin fıkhî görüşleri yanında onun kelâmî yaklaşımlarını da temellendirmiş, geliştirmiş ve bunları müstakil bir inanç sistemi hâline getirmiştir. Böylece Hanefilik, yalnızca ibadet ve muamelata dair hükümlerle sınırlı bir fıkıh mezhebi olmaktan çıkarak, inanç esaslarını rasyonel ve nas merkezli bir bütünlük içinde ele alan bir kelâm mezhebine dönüşmüştür. Mâtürîdîlik; Allah’ın zâtı ve sıfatları, iman-amel ilişkisi, kulların fiilleri, nübüvvet ve ahiret gibi temel inanç konularında Ehl-i Sünnet çizgisini muhafaza eden, ancak bunu aklî delillerle de temellendiren bir sistem ortaya koymuştur. Bu yönüyle Mâtürîdîlik, hem akla hem de nakle dayanarak itikadî meseleleri izah eden, rasyonel savunma mekanizması güçlü ve sistematik bir teolojik yapı olarak İslam düşünce tarihinde önemli bir yer edinmiştir.